Sevgili Serap'ın yorumu üzerine ben kendi egzersiz maceramı buraya yazayım istedim, ne yaptım ne ettim paylaşabilmek için. Sağlık açısından doğrusunu yanlışını çok bilemiyorum, bana dokunmadı ve çok da iyi geldi. Hem daha kondisyonluyum artık hem de daha derli topluyum. Yine de kalp gibi, kemik / kas / sinir gibi, tansiyon gibi sorunlarınız varsa bunlar size dokunur mu dokunmaz mı bilemediğim için temkinli yazıyorum - eğer kendinize uymayacağını düşünüyorsanız lütfen siz başka bir şeyler yapın. :)
Ben ilk etapta (daha önceden HİÇ egzersiz yapmak gibi bir adetim olmadığı için) dışarılarda (üstelik de Ocak ayının buz gibi havasında) yarım saat civarı yürüyerek ve yavaş yavaş tempo yapmaya çalışarak başladım hareketlenmeye.
Sonrasında da pek sevgili Zeynep'in tavsiye ettiği Jillian maceramı başlattım. Ben kendime "30 day shred" programını seçtim. 3 level'da olan bu programı 30 günde tamamlamak için her seviyeye kendim için 10ar gün biçtim. Level 1 ile başladım, ilk etapta "beginner" seviyesinde yaptım. Zorlanmam azalınca (gene yapabildiğim ölçüde) Level 1'in "advanced" seviyesine kendimi attım. Videoyu izleyince beginner / advanced derken ne dediğimi anlayacaksınız. Bütün mesele Anita'yı mı Natalie'yi mi takip edeceğinizi görmekte... Baktım Level 1 iyi gidiyor artık, Level 2'ye geçtim. Orada da gene Anita ile beginner seviyesinde çalıştım, bir süre sonra yapabildiğim ölçüde Natalie'ye katıldım. Onda da bir 10 gün kadar çalıştıktan sonra Level 3'e terfi ettim ve (itiraf ediyorum hala çoğu hareketi Anita ile birlikte beginner seviyesinde yapıyorum) 30 günü tamamladım. Çok çok çok faydasını gördüm ama her gün mutlaka yaptım, 1 gün haricinde hiç aksatmadım. 30 günün 30'unu da tamamladıktan sonra (şimdi yani) hafta sonlarında iki gün Level 1 + Level 3 yapıyorum genelde.
Kollarım, karnım, sırt ve boyun ağrılarım için ne kadar iyi geldiğini anlatamam size! Çok toparladı beni.
Fakat basen ve (özellikle alt) bacak sorunum olduğu için dert yanarken önce Özlemcim beni Leslie'nin yürüme programlarıyla tanıştırdı ve bir süre sonra da sevgili Şule beni Leslie'ye daha çok yoğunlaşmam konusunda teşvik etti. Bacak için yürümeden iyi ne olabilir ki? :)
Leslie Sansone ".... mile walk" programları yapıyor. 1 mil de var 2 mil de 3 de 5 de! Ben 3 mil programı ile başladım (arada evde canım sıkıldığında ve boş vaktim olduğunda 20 dakikacık süren 1 mili de yapmıyor değildim aslında ama tabii o ne terletiyordu ne de beni zorluyordu, tercihim yorulmaktan ve ter atmaktan yana benim). Bir hafta kadar önce de 5 mil programını buldum youtube'da, daha işime geldi açıkçası. Sırasıyla aşağıdakileri önerebilirim, kondisyon kazandıkça ilerleyerek yapmak isteyebilirsiniz. Ben 5 mil programına bayıldım, bitirdiğim zaman kendimi harika hissediyorum, en azından denemenizi mutlaka tavsiye ederim eğer kalp vs sorununuz yoksa (her milin sonunda 2 dakikalık daha hızlı boost kısımları var, Leslie de eğer yapamıyorsanız bu kısımlarda koşmayın, yürüyün diyor - aklınızda bulunsun) :
Youtube'da hem Jillian Michaels'ın hem de Leslie Sansone'nin birçok farklı programı var: karın için, kalça için, onun için, bunun için... Biraz kurcalayınca birçok güzel egzersiz videosu çıkıyor ortaya. Ben faydayı bu ikisinden gördüğüm için güvendim sanırım (bir de kendimi bitkin ve tükenmiş hissetmiyorum, iyi hissediyorum onların egzersizlerini yaptıktan sonra ve açıkçası vücudumda da farkı görüyorum) ve bu nedenle de sanırım ikisinin sözünden çıkmam artık! :)
Kısa bitiş notu: Açık söylemek gelirse hafta içleri Jillian'la çalışmak daha işime geliyordu hepi topu 25 dakika sürdüğü için ve Leslie'ye en az 45 ama son dönemde 70 dakika ayırmak akşamları zaten kısıtlı olan zamanımı daha da sıkıştırıyor ama bir şekilde oturdu rayına, bir süre daha bu 6 programı döndürüp döndürüp yaparım diyorum.
Çok yaşasın hem Jillian hem de Leslie!! :)
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Nisan 2013 Cuma
22 Nisan 2013 Pazartesi
100'e yaklaşırken, 96-99. Günler biraz şöyle biraz böyle...
Cuma günü büyük bir heyecan ve hevesle hafta sonuna dalıp kendimi kaybetmek ve işi gücü unutmak istediğimi, uzun yürüyüşler, uykular, kitap okumalar planladığımı yazmıştım. Tabii ki işteki hesap eve uymadı ve ben hafta sonumun büyük çoğunluğunu evde çalışarak geçirdim. Uzun yürüyüşleri de Leslie ve walk program'ları ile yaptım diyelim.
Önce Cuma'yı aradan çıkartalım ve hafta sonuna gelelim diyorum. 96.Günde fena performans göstermedim aslında gecenin bir körüne kadar:
Cuma eve geldiğimde gerçekten beynim suyunu iyice çekmiş bir sünger gibiydi. Beni egzersiz paklar diye düşünerek (ve malumunuz, bu aralar bacaklarımı inceltmeye kafayı taktığım için Şule'nin sözünü dinleyerek) açtım Leslie ile 3 millik programı (bu programı şurada bulabilirsiniz). Sonrasında duş muş derken, ertesi gün hafta sonu olunca, bir kahve aldım kendime ve kitabıma gömüldüm. Kahve - kitap yalnız gitmedi ve %70 kakao oranlı bitterimi ve bademlerimi de yanına katık ettim. Leslie'nin bana kıyağı dedim, mutlu oldum. :)
Cumartesi sabahı öncelikle kahvaltı, sonrasında Leslie (3 mil). Biraz dolaşmayı planlıyordum ama evde biraz işim vardı, onları hallettim. Baktım pek çıkasım yok, hava sevimsiz, dedim "Hadi Aslı, hareket berekettir!" ve hemen biraz daha Leslie (3 mil). Duşumu aldım oturdum, yanıtlamam gereken bazı e-mail'ler için Outlook'u açtım ve işe gömüldüm (maalesef...). Pazartesi'den önce bitirmem gereken işleri tamamlayayım derken bir baktım akşam oldu bile! Yemek yedim ve sonrasında gene Leslie (3 mil). Etti mi size 2,5 saatin azıcık altında ve 9 mil yürüyüş gün içinde? Demek ki olabiliyormuş...!
Cumartesi gecesi yatmadan önce Pazar sabahının kahvaltısını şuradaki yorumlardan kopya çekerek hazırladım: yulaf (12 kaşık musli), göz kararı süt, 1 elmanın rendesi ve küçük küçük doğranmış kuru kayısıları kapta karıştırıp üstünü kapattım ve dolaba attım. Niyetim aslında Dudu'nun yaptığı gibi soğuk yemekti ama sabah annem de bana katılınca ve hatta kardeşimi de yanımıza katınca attık mikrodalgaya ve ısıttık. Çok leziz olabilirdi aslında ısıtmak yerine pişirseydik. O da bir sonraki sefere artık! :)
Kahvaltı sonrası biraz daha iş, biraz daha güç derken öğlen oldu! Leslie bu sefer de imdadıma 5 millik yürüyüşüyle yetişti, nasıl güzel geldi arkadaşlar anlatamam mutlaka tavsiye ediyorum herkese!! Kendisi şurada efendim, sizi bekler:
İnsan kendini iyi hissediyor, yapın göreceksiniz! :)
Annemin 42 yıllık çok sevdiği arkadaşı B. abla İzmir'den iki günlüğüne gelmişti ve Pazar gününü birlikte geçirdiler, biz de akşamüstü yemek için onlara katıldık. Hal böyle olunca da benim akşam için planladığım yeşil çorba (evet, dün - bugün - yarın "yeşil çorba" günleri gene) güme gitti. Ama çok leziz bir akşam oldu, hem yemekler hem sohbet açısından. Pişman değilim, gene olsa gene yaparım!
Hafta sonu şöyle olmuş oldu böylece:
Çikolatalarım göze batıyor değil mi? Evet, benim de gözüme battı vallahi ama bunca saat milleri tepince belki de biraz arada kaynar diye umdum. Eleştirin ama dövmeyin, valla çok çabalıyorum ben hala göreceğiniz gibi! :)
Bugün ise nefes dahi aldırmayacak kadar yoğun bir gün oldu (yarın 23 Nisan nedeniyle tatil biliyorsunuz, haftadan 1 gün eksilince işler daha bile sıkışıyor eğer böyle bir şey mümkünse!) Liste şudur:
Öğle yemeğindeki 1/2 kadınbudu köfte G.'ciğimin tabağından arsızca aşırma ürünüdür, kendimle gurur duymuyorum ama en sevdiğim yemektir ve tadına bakmak beynim bunca yoğun çalışırken hakkımdır diye düşündüm desem bana kaç kişi kaş çatar şimdiden görebiliyorum! :)
Akşamüstü kahvesi yanındaki eti formların da var bir amacı: kahvenin sütü fazla mı kaçtı nedir, midem o kadar bulandı ki (evet, üzgünüm ama süt sevmiyorum) geçen haftadan kalan açık paketteki yarı bayat 3 adet bisküvi bastırma amaçlı mideye indi. Ve çok üzgün bir şekilde söylemeliyim ki benzer bir durum yeşil çorba ile birlikte de oldu, midem o kadar fena oldu ki, ekmeği ve tabakta kalan zar gibi ince bir dilim peyniri yedim.
Sonra? Sonra Leslie'ciğim ve 5 mil programı. Duş. Çikolata ve kahve ve işte buradayım.
Yarın 100.gün arkadaşlar! İnanabiliyor musunuz? Ben inanamıyorum bu kadar ilerleyebildiğime ve çok memnunum halimden. Yarını da uslu edepli geçirip bir sonraki gün tartılmak için sabırsızlanıyorum! :)
Herkese sevgiler.
Önce Cuma'yı aradan çıkartalım ve hafta sonuna gelelim diyorum. 96.Günde fena performans göstermedim aslında gecenin bir körüne kadar:
96.gün
|
|
07:45
|
1 çay bardağı süt
|
4 çorba kaşığı nesfit (k.meyveli)
|
|
11:00
|
1 kivi
|
13:15
|
1 kase sebze çorbası
|
marul + kırmızı lahana
|
|
1 servis kaşığı koyu cacık
|
|
1 kaşık zeytinyağlı ıspanak
|
|
16:15
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
19:00
|
salata
|
fırında hindi but
|
|
4 kaşık zeytinyağlı fasulye
|
|
23:00
|
2 parça bitter çikolata
|
6 badem
|
|
Cuma eve geldiğimde gerçekten beynim suyunu iyice çekmiş bir sünger gibiydi. Beni egzersiz paklar diye düşünerek (ve malumunuz, bu aralar bacaklarımı inceltmeye kafayı taktığım için Şule'nin sözünü dinleyerek) açtım Leslie ile 3 millik programı (bu programı şurada bulabilirsiniz). Sonrasında duş muş derken, ertesi gün hafta sonu olunca, bir kahve aldım kendime ve kitabıma gömüldüm. Kahve - kitap yalnız gitmedi ve %70 kakao oranlı bitterimi ve bademlerimi de yanına katık ettim. Leslie'nin bana kıyağı dedim, mutlu oldum. :)
Cumartesi sabahı öncelikle kahvaltı, sonrasında Leslie (3 mil). Biraz dolaşmayı planlıyordum ama evde biraz işim vardı, onları hallettim. Baktım pek çıkasım yok, hava sevimsiz, dedim "Hadi Aslı, hareket berekettir!" ve hemen biraz daha Leslie (3 mil). Duşumu aldım oturdum, yanıtlamam gereken bazı e-mail'ler için Outlook'u açtım ve işe gömüldüm (maalesef...). Pazartesi'den önce bitirmem gereken işleri tamamlayayım derken bir baktım akşam oldu bile! Yemek yedim ve sonrasında gene Leslie (3 mil). Etti mi size 2,5 saatin azıcık altında ve 9 mil yürüyüş gün içinde? Demek ki olabiliyormuş...!
Cumartesi gecesi yatmadan önce Pazar sabahının kahvaltısını şuradaki yorumlardan kopya çekerek hazırladım: yulaf (12 kaşık musli), göz kararı süt, 1 elmanın rendesi ve küçük küçük doğranmış kuru kayısıları kapta karıştırıp üstünü kapattım ve dolaba attım. Niyetim aslında Dudu'nun yaptığı gibi soğuk yemekti ama sabah annem de bana katılınca ve hatta kardeşimi de yanımıza katınca attık mikrodalgaya ve ısıttık. Çok leziz olabilirdi aslında ısıtmak yerine pişirseydik. O da bir sonraki sefere artık! :)
Kahvaltı sonrası biraz daha iş, biraz daha güç derken öğlen oldu! Leslie bu sefer de imdadıma 5 millik yürüyüşüyle yetişti, nasıl güzel geldi arkadaşlar anlatamam mutlaka tavsiye ediyorum herkese!! Kendisi şurada efendim, sizi bekler:
İnsan kendini iyi hissediyor, yapın göreceksiniz! :)
Annemin 42 yıllık çok sevdiği arkadaşı B. abla İzmir'den iki günlüğüne gelmişti ve Pazar gününü birlikte geçirdiler, biz de akşamüstü yemek için onlara katıldık. Hal böyle olunca da benim akşam için planladığım yeşil çorba (evet, dün - bugün - yarın "yeşil çorba" günleri gene) güme gitti. Ama çok leziz bir akşam oldu, hem yemekler hem sohbet açısından. Pişman değilim, gene olsa gene yaparım!
Hafta sonu şöyle olmuş oldu böylece:
97.gün
|
98.gün
|
||
09:00
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
09:00
|
4 çorba kaşığı musli
|
1 dilim beyaz peynir
|
1 çay bardağı süt
|
||
2 yumurta
|
2 kuru kayısı
|
||
1 domates
|
1/3 elma
|
||
2 yeşil + 1 siyah zeytin
|
12:30
|
1 paket eti form kepekli bisküvi
|
|
11:15
|
1 elma
|
16:00
|
2 adet ceviz
|
14:15
|
1 bardak ayran
|
18:00
|
1 çipura (ızgara)
|
salata
|
salata (bol)
|
||
fırında hindi but
|
21:00
|
2 parça bitter çikolata
|
|
16:00
|
4 çorba kaşığı musli
|
2 kuru kayısı
|
|
1 çay bardağı süt
|
2 adet ceviz
|
||
18:30
|
sebzeli tavuk kavurma
|
||
salata
|
|||
21:30
|
1 kepçe bitter çikolatalı puding
|
||
Çikolatalarım göze batıyor değil mi? Evet, benim de gözüme battı vallahi ama bunca saat milleri tepince belki de biraz arada kaynar diye umdum. Eleştirin ama dövmeyin, valla çok çabalıyorum ben hala göreceğiniz gibi! :)
Bugün ise nefes dahi aldırmayacak kadar yoğun bir gün oldu (yarın 23 Nisan nedeniyle tatil biliyorsunuz, haftadan 1 gün eksilince işler daha bile sıkışıyor eğer böyle bir şey mümkünse!) Liste şudur:
99.gün
|
|
07:45
|
1 çay bardağı süt
|
4 çorba kaşığı nesfit (k.meyveli)
|
|
11:30
|
2 kuru kayısı
|
12:45
|
160 gr light ton balığı
|
marul + kırmızı lahana
|
|
1 kaşık zeytinyağlı fasulye
|
|
1/2 kadınbudu köfte
|
|
16:45
|
3 adet eti form kepekli bisküvi
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
|
19:00
|
yeşil çorba
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
|
ince bir dilim kaşar peyniri
|
|
21:30
|
1 parça bitter çikolata
|
Öğle yemeğindeki 1/2 kadınbudu köfte G.'ciğimin tabağından arsızca aşırma ürünüdür, kendimle gurur duymuyorum ama en sevdiğim yemektir ve tadına bakmak beynim bunca yoğun çalışırken hakkımdır diye düşündüm desem bana kaç kişi kaş çatar şimdiden görebiliyorum! :)
Akşamüstü kahvesi yanındaki eti formların da var bir amacı: kahvenin sütü fazla mı kaçtı nedir, midem o kadar bulandı ki (evet, üzgünüm ama süt sevmiyorum) geçen haftadan kalan açık paketteki yarı bayat 3 adet bisküvi bastırma amaçlı mideye indi. Ve çok üzgün bir şekilde söylemeliyim ki benzer bir durum yeşil çorba ile birlikte de oldu, midem o kadar fena oldu ki, ekmeği ve tabakta kalan zar gibi ince bir dilim peyniri yedim.
Sonra? Sonra Leslie'ciğim ve 5 mil programı. Duş. Çikolata ve kahve ve işte buradayım.
Yarın 100.gün arkadaşlar! İnanabiliyor musunuz? Ben inanamıyorum bu kadar ilerleyebildiğime ve çok memnunum halimden. Yarını da uslu edepli geçirip bir sonraki gün tartılmak için sabırsızlanıyorum! :)
Herkese sevgiler.
26 Mart 2013 Salı
"Sexy Leg Workout"
Dün akşam ben her zamanki Jillian terapime başlamadan önce kuzencim G.'ya "koldu göbekti iyi de bu kalçalar bu popo ne olacak kaaaaaaaaaardeşim" diye değişmez vıdıvıdımı yaparken bana aşağıdakini gösterdi:
Hem bacak hem kalça hem de popo için iyi olacağını düşünüyorum, bundan sonra haftada 4 kere bunu da yapmaya karar verdim, her gün için zor Jillian'la birlikte ama gün aşırı ekleyebilirim diye düşünüyorum. Belki siz de faydalanırsınız, buyrunuz.
Not: yeni listemiz çıktı, gördünüz mü? Henüz hala görmediyseniz: tıktıktık
Hem bacak hem kalça hem de popo için iyi olacağını düşünüyorum, bundan sonra haftada 4 kere bunu da yapmaya karar verdim, her gün için zor Jillian'la birlikte ama gün aşırı ekleyebilirim diye düşünüyorum. Belki siz de faydalanırsınız, buyrunuz.
Not: yeni listemiz çıktı, gördünüz mü? Henüz hala görmediyseniz: tıktıktık
20 Şubat 2013 Çarşamba
Gene Jillian Michaels, düşmedi yakamızdan bir türlü :P
Son dönemde en yakın arkadaşım Jillian oldu gibi geliyor bana, her gün en az yarım saat kendisiyle birlikteyim malumunuz. Sesi kulaklarımdan gitmiyor: "don't stop!" "push!" "come on!" diye uykumda dahi duyuyorum valla Jillian'ı !
Hal böyle olunca, Zeynepcan'ın inbox'ıma fırlatıp attığı şu aşağıdaki karın egzersizlerini de şuraya bir alıverelim dedim, eksik kalmasın kimse Jillian'dan:
Ben bunu daha yapmadım, henüz yapmayı da planlamıyorum. Önce, şu anda henüz Level 1'ından dahi çıkamamış olduğum "30 day shred" programını bitirmeyi, sonrasında da buna geçebilmeyi umuyorum.
Deneyen, yapan, bilen varsa anlatsın bize nasıl olduğunu. :)
Hal böyle olunca, Zeynepcan'ın inbox'ıma fırlatıp attığı şu aşağıdaki karın egzersizlerini de şuraya bir alıverelim dedim, eksik kalmasın kimse Jillian'dan:
Ben bunu daha yapmadım, henüz yapmayı da planlamıyorum. Önce, şu anda henüz Level 1'ından dahi çıkamamış olduğum "30 day shred" programını bitirmeyi, sonrasında da buna geçebilmeyi umuyorum.
Deneyen, yapan, bilen varsa anlatsın bize nasıl olduğunu. :)
Dans da edilebilir, o hareket değil mi? "Total Dance Fitness"
Egzersiz bacım Özlem'den bir de bu gelmişti inbox'ıma, henüz açıp bakmadım dahi ama yapanlar (örneğin: Zeynep) pek eğlenceli olduğunu söylüyor :)
Sıkılmadan hoplama zıplama isteyenler için paylaşalım, bilmeyenler de öğrensin.
Sonuçta önemli olan hareket etmek ve ter atmak (bu arada da yağ yakmak) değil mi? O zaman, buyrun buradan yapın:
Ama bakın unutmayın, dediğim gibi: ben henüz bu videoyu izlemedim dahi, sorumluluk kabul etmem, Özlem & Zeynep diyorlarsa doğrudur diyorum!
Sıkılmadan hoplama zıplama isteyenler için paylaşalım, bilmeyenler de öğrensin.
Sonuçta önemli olan hareket etmek ve ter atmak (bu arada da yağ yakmak) değil mi? O zaman, buyrun buradan yapın:
Ama bakın unutmayın, dediğim gibi: ben henüz bu videoyu izlemedim dahi, sorumluluk kabul etmem, Özlem & Zeynep diyorlarsa doğrudur diyorum!
Leslie Sansone ile "Weight Loss" Yürüyüşü
Daha önce sizi "Leslie Abla" ile tanıştırmıştım, ben de kendisini Özlem kanalıyla tanıdım ve az önce isme tıkladıysanız göreceğiniz yürüyüş egzersiz videosunu sadece bir kez yaptım (evet, Jillian Abla'nın daha kısa sürede biten compact egzersizi şimdilik daha işime geldi, ama korkmayın Leslie de yeterince ter atmanızı sağlıyor!)
Benim yoğunluktan fazla internet araştırmalarına fırsat bulamadığımı bilen candost Özlem bu sefer de Leslie'nin biraz ağırlıkla kol hareketi içeren ve daha tempolu bir yürüyüş programını bulup göndermiş (italik kısım Özlemimin kendi sözleridir, tek harfine dokunmadım).
Aşağıda paylaşıyorum efem, ilgililere duyurulur:
Leslie_Sansone_-_Walk_at_Home_-_3_Mile_Weight... ile dilocan2009
Benim yoğunluktan fazla internet araştırmalarına fırsat bulamadığımı bilen candost Özlem bu sefer de Leslie'nin biraz ağırlıkla kol hareketi içeren ve daha tempolu bir yürüyüş programını bulup göndermiş (italik kısım Özlemimin kendi sözleridir, tek harfine dokunmadım).
Aşağıda paylaşıyorum efem, ilgililere duyurulur:
Leslie_Sansone_-_Walk_at_Home_-_3_Mile_Weight... ile dilocan2009
10 Şubat 2013 Pazar
Jillian Michaels yapmışsa ben de yapabilirim!
Zeynepcim kendi blogunun girişlerinden birinde bu videolardaki egzersizleri önermiş, kendisi önce yapmış, sonuçlar iyiymiş. Sanırım yarın akşam itibariyle birinci seviyeden başlayacağım. Öneri için buraya şimdiden koyuyorum, belki benden önce ilgilenenler olur?
28 Ocak 2013 Pazartesi
Vıdırvıdırvıdırvıdır
Diyetimizin 3.haftasındayız artık. Bendeniz yaramazlık yaparak tartılmış bulundum bir kez artık hafta sonunda, bu konuda yapılacak bir şey yok. İlerlemeyi engelleyeceği endişesiyle (bilinçaltının işi belli olmaz sonuçta!) tartılmak sanırım yasak. Ama bir yanlış anlama ve koskocaman bir merak sayesinde beni ÇOK motive edecek bir sonuç gördüm tartıda ki bu da önümüzdeki haftalar boyunca tartılmayarak 6 Şubat'ı bekleyebilmeme yardımcı olacak diye düşünüyorum.
Laf aramızda, diyet ortağım canım ciyerim Pisikopatim de tartılmış nihehehe yalnız değilim. O da ben kadar motive olmuş (i.e. şahane ilerleme kaydetmiş). Kendisiyle gurur duyduğumu, geçmiş deneyimlerinden farklı olarak bu işe benimle birlikte sıkı sıkıya sarılıp devam etmesinin beni çok sevindirdiğini ve smsler ile e-mailler sayesinde günlerin daha bir eğlenceli geçtiğini söylemezsem sanırım çok büyük haksızlık etmiş olurum. Aferin bize şekerim!! :)
Geçtiğimiz iki hafta boyunca işin gücün ve hafta sonunda da koşturmacaların ortasında kaldığım için zaman nasıl geçti, ne oldu hiç anlamadım valla. Zorlanmayınca da mis gibi bollaşmaya başladı o kotlar motlar. Bu hafta sonu ise evdeydim çoklukla, yeni diyet listesini çalışmak, alışveriş listesi çıkartmak ve "e şimdi ne pişirsek, bunu ne yapsak, şunu nasıl yesek" peşinde sürekli olarak mutfakta bir şeylerle uğraşmak oldu işim gücüm. Annem de diyete yeltenince, yemeye karar verdiğimiz şeyler de biraz olsun farklı olunca ara öğünler de dahil 2,5 saatte bir mutfakta bir şey hazırlarken bir şey yerken bir şey yıkayıp kaldırırken buldum kendimi.
Ayrıca her iki gün de rahat rahat vakit ayırıp kendimi sokağa yürüyüşe attım, gündüz gözüyle, kulağımda müziğim bazen hüzünlenip bazen coşup gürleyip aktım caddeler boyunca en az 45 dakika süren yürüyüşlerimde. Akşamları yürümeyi pek sevmediğime karar verdim çünkü benim yürüyüş parkurum maalesef ki işlek bir cadde ve akşam evine yorgun argın dönmeye çalışırken yoğun trafikte kendini kaybederek kornaya asılan dingil dangalaklar nedeniyle eve dönüşümde bir stres yumağı olduğumu anladım artık. Sanırım bundan sonra hafta içleri evde egzersiz, hafta sonu sabahları da sokaklarda yürüme benim için en uygun yöntem olacak.
Hafta içi evde egzersiz demişken de Pisikopatimin daha önceden paylaştığı şu videoyu buraya da alayım isterim, ben bu akşam itibariyle başlıyorum her gün bunu yapmaya:
Bakalım nasıl bir şeymiş, deneyecek ve göreceğiz.
Bir nokta daha dikkatimi çekti. Akşam yemeğinden sonra (ki Cumartesi akşamı deli gibi toktum sofradan kalktığımda) "eeeee anacım gün boyu şimdi onu yiycez sonra bunu yiycez dedik durduk e şimdi yiyecek bişi kalmadı nolcak" diye geçirdim içimden bir an. Garip geldi. Gerçekten de sabah kalktıktan sonra maraton halinde sürekli ya yiyoruz ya da bir sonraki yemeği planlıyoruz. Kötü bir şey değil, rahatsız da etmiyor, ama alışkanlık halini almaya başladı bu bende. Akşam olunca yetim kalmış gibi hissettim birden kendimi. :)
Ama Pazar günü bu geçti. Yani şöyle : "oh beeee dünya varmış anacım görev gibi yemek yemek yarın sabaha kadar gerekmiyor artık, yayılayım da kitabımı okuyayım" diye bir mutluluk yeli geçti yüreğimin orta yerinden.
Garip mi? Belki. Ama yapacak bir şey yok. :)
Laf aramızda, diyet ortağım canım ciyerim Pisikopatim de tartılmış nihehehe yalnız değilim. O da ben kadar motive olmuş (i.e. şahane ilerleme kaydetmiş). Kendisiyle gurur duyduğumu, geçmiş deneyimlerinden farklı olarak bu işe benimle birlikte sıkı sıkıya sarılıp devam etmesinin beni çok sevindirdiğini ve smsler ile e-mailler sayesinde günlerin daha bir eğlenceli geçtiğini söylemezsem sanırım çok büyük haksızlık etmiş olurum. Aferin bize şekerim!! :)
Geçtiğimiz iki hafta boyunca işin gücün ve hafta sonunda da koşturmacaların ortasında kaldığım için zaman nasıl geçti, ne oldu hiç anlamadım valla. Zorlanmayınca da mis gibi bollaşmaya başladı o kotlar motlar. Bu hafta sonu ise evdeydim çoklukla, yeni diyet listesini çalışmak, alışveriş listesi çıkartmak ve "e şimdi ne pişirsek, bunu ne yapsak, şunu nasıl yesek" peşinde sürekli olarak mutfakta bir şeylerle uğraşmak oldu işim gücüm. Annem de diyete yeltenince, yemeye karar verdiğimiz şeyler de biraz olsun farklı olunca ara öğünler de dahil 2,5 saatte bir mutfakta bir şey hazırlarken bir şey yerken bir şey yıkayıp kaldırırken buldum kendimi.
Ayrıca her iki gün de rahat rahat vakit ayırıp kendimi sokağa yürüyüşe attım, gündüz gözüyle, kulağımda müziğim bazen hüzünlenip bazen coşup gürleyip aktım caddeler boyunca en az 45 dakika süren yürüyüşlerimde. Akşamları yürümeyi pek sevmediğime karar verdim çünkü benim yürüyüş parkurum maalesef ki işlek bir cadde ve akşam evine yorgun argın dönmeye çalışırken yoğun trafikte kendini kaybederek kornaya asılan dingil dangalaklar nedeniyle eve dönüşümde bir stres yumağı olduğumu anladım artık. Sanırım bundan sonra hafta içleri evde egzersiz, hafta sonu sabahları da sokaklarda yürüme benim için en uygun yöntem olacak.
Hafta içi evde egzersiz demişken de Pisikopatimin daha önceden paylaştığı şu videoyu buraya da alayım isterim, ben bu akşam itibariyle başlıyorum her gün bunu yapmaya:
Bakalım nasıl bir şeymiş, deneyecek ve göreceğiz.
Bir nokta daha dikkatimi çekti. Akşam yemeğinden sonra (ki Cumartesi akşamı deli gibi toktum sofradan kalktığımda) "eeeee anacım gün boyu şimdi onu yiycez sonra bunu yiycez dedik durduk e şimdi yiyecek bişi kalmadı nolcak" diye geçirdim içimden bir an. Garip geldi. Gerçekten de sabah kalktıktan sonra maraton halinde sürekli ya yiyoruz ya da bir sonraki yemeği planlıyoruz. Kötü bir şey değil, rahatsız da etmiyor, ama alışkanlık halini almaya başladı bu bende. Akşam olunca yetim kalmış gibi hissettim birden kendimi. :)
Ama Pazar günü bu geçti. Yani şöyle : "oh beeee dünya varmış anacım görev gibi yemek yemek yarın sabaha kadar gerekmiyor artık, yayılayım da kitabımı okuyayım" diye bir mutluluk yeli geçti yüreğimin orta yerinden.
Garip mi? Belki. Ama yapacak bir şey yok. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
