Depresyonum işimde yaşadığım bazı sıkıntılardan kaynaklı, mutsuzluğum tavan yapmış durumda, diyetle bir ilgisi yok yani, o kısım gayet yolunda gidiyor (yani, geçen haftaların çelikten iradesi yok artık - birazı listeyi o günkü durumuma göre modifiye etmem gerektiği için, birazı da artık cidden sıkılmaya başladığım için - ama yine de pek abartmadan bitirebildim haftayı. Bu konuda kendime bir alkış kopartıyorum.
Memnuniyetsizliğim listeyi birebir uygulayamamamdan kaynaklı fakat artık yeni haftanın eşiğindeyken bu konuda kendimi hırpalamayacağım.
Aşağıya listeler ve biraz da detay ekleyeceğim ama öncesinde şunu söyleyivereyim: 10 Mart'ta tartılacağım demiştim, bugün bir halt ettim ve de gördüm ki kilo vermemişim. Üstelik de 1 kilo almış gibi görünüyorum! Buna inanmıyorum, tartının hata yaptığına inancım büyük. Depresyon ve stresin etkileri üzerinde araştırma yapmaya başlayacağım hemen! :P Tadım hiç yok okur, Pazar akşamı olması nedeniyle çok fena bir Pazartesi sendromunun kucağında kıvranmaktayım zaten şu anda, bunun yanısıra da şu kilo almış olduğum gibi bir saçmasapanlık var sabahtan beri kafamda, diyetten de sıkıldım ama pes etmeyeceğim için bu konuda da yapabileceğim bir şey yok. Ben oturup ağlayayım en iyisi!
Pazartesi'den başlamak üzere bu hafta neler oldu?
İlk gün, hiçbir şey olmadı. Yedik içtik yattık. Liste budur:
43.gün
|
|
08:00
|
1,5 dilim çavdar ekmeği
|
bir dilim beyaz peynir
|
|
5 adet siyah zeytin
|
|
10:30
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
2 adet petitbeure
|
|
12:45
|
1 kaşık patlıcan kızartma
|
marul + kırmızı lahana
|
|
1 kaşık mantarlı tavuk sote
|
|
1 dilim kepek ekmeği
|
|
16:30
|
1/2 elma
|
2 ceviz
|
|
19:00
|
hindi etli ve az bulgurlu kapuska
|
İkinci gün, "fellow diyetör" Banucuk'un evine gittik G.cimle. Kendisi ilk haftasına yeni başlamış sayılırdı, bize mis gibi bir fırında sebze yapıverdi, yanına bir yeşil salata kotardık, oturduk hapır hupur yedik. Ben listeyi unuttum, açıp da bakmak aklıma gelmedi, akşam yemeğinde proteinimiz vardı o nedenle bari yoğurt yiyeyim diye düşünerek onu da yedim ve ertesi gün bir yorumda gördüm ki ana öğünlerde yoğurt yokmuş meğer... Bu kadarıyla kendimi hırpalamayayım diyerek yola devam ettim. Soframız gözümüzü şenlendirsin:
Cips ve çikolata şekil olsun diye orada, biz Banujum'la onlara dokunmadık ve hepsini G. yedi!
O günün listesini hemen bir sonraki günün listesiyle birlikte şuraya çekiyoruz, nasılsa üçüncü günde bir özellik yok. Evdeki yemek yendi, her zamanki gibi işyerindeki öğle yemeği patladı, salatayla geçiştirildi falan filan. Tatsızlık diz boyu!
44.gün
|
45.gün
|
||
07:45
|
1,5 dilim çavdar ekmeği
|
07:45
|
1,5 dilim çavdar ekmeği
|
bir dilim beyaz peynir
|
bir dilim beyaz peynir
|
||
4 adet siyah zeytin
|
4 adet siyah zeytin
|
||
10:30
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
09:45
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
2 adet altınbaşak bisküvi
|
2 adet petitbeure
|
||
12:30
|
marul + kırmızı lahana
|
12:30
|
roka + kırmızı lahana
|
1 servis kaşığı kırmızı pancar
|
1 adet kabak imambayıldı
|
||
1 dilim kepek ekmeği
|
1 dilim kepek ekmeği
|
||
16:30
|
2 kivi
|
16:15
|
1 elma
|
2 ceviz
|
2 ceviz
|
||
20:00
|
marul (sirke ve z.yağlı)
|
19:30
|
hindi etli ve az bulgurlu kapuska
|
fırında ızgara mantar, kırmızı çarliston
biber, kabak
|
|||
2 kaşık yoğurt
|
|||
Sonraki günler (Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar) biraz karıştı. Şöyle ki:
Perşembe günü edebimle çalışırken kalktım saat 16:00 gibi şirketten çıktım (ve o saat bu saat daha şirketin kapısından girmiş değilim, yarın ağır gelecek). Kalktım bir işim nedeniyle Palladium'a gittim. Büyük şaşkınlığım: daha o saatte, mesai devam ederken birçok yerde, Palladium'da iğne atsan yere düşmüyor, Starbucks Mtarbucks deliler gibi dolu! Çalışmıyor mu bu insanlar? Çalışmıyorlarsa Starbucks'larda keyif yapacak parayı nereden buluyorlar? Anlayamadım, anlayamayacağım asla! Neyse, konumuz benim diyetografik depresyonumsa onları sallayalım ve devam edelim:
İşimi gücümü hallettim, Özlemimi beklemeye başladım. Özlem beni depresyondan çıkartma timim, acil durumda camı kırarak ulaştığım bireysel itfaiye birimim. Çok yaşasın hep mutlu olsun diyorum ve kendisini beklerken içtiğim bir adet yağsız sütlü chai latteme şöyle bir değinip akşam yemeğinin şahaneliğine geçiyorum (sevgili G.cimin de bize sonradan katılmasıyla birlikte güzide bir kafemizde şahane ötesi bir yemek yedik sevgili okurlar) :
Diyet performansıyla şahane bir iş çıkartan Özlemim mankenlere taş çıkartırcasına gülümsüyor ve de önde (bitiremeyerek kalanı kedicikler için paketlettiğimiz) harika somonumuz ve sebzelerimiz ve de paylaştığımız (biraz aşırıya kaçan) salatamızla bu fotoğraf duvara asılmayı hak etmiyorsa ben de hiçbir şey bilmiyorum anacım!
O akşamla ilgili uzun uzun ve komikçe yazasım vardı ama o kadar düşük ki enerjim, yapamayacağım. Halbuki pek eğlenceli bir yazı olabilirdi, belki bir gün olur. Kısa bir not düşerek geçeceğim izninizle: kendimizi pek bir "diyet manyağı spor delisi kadıncık" buluverdik o akşam çünkü diyetle oturduk sporla kalktık o sofradan (kalça nasıl erir göbeğe ne olur göğüsler kollar sarkmasın diye ne yapılır vs vs vs). Biz bu hale geldiysek herkes her an bu karanlık tarafa geçiş yapabilir, bunu bilir bunu derim ben!
Ertesi gün de anneme ve kardeşime sözüm vardı, onlarla Kapalıçarşı'ya geçtik. Sabahtan akşama bir dön bir dolan bir yorul, sormayın gitsin... Tabii program tavsadı, listeler aksadı, saatler şaştı... Trafik saatine takılınca dönüşte, vapurdan inince yollarda perişan olmayalım diye Kadıköy'deki meşhuuur (ve benim de pek sevdiğim) Çiya'ya kurulduk. Sağımda solumda yenen hiçbir şeye yan gözle dahi bakmayarak efendi efendi tavuk şişimi yedim ve eve döndüm.
Bu iki günümüzün listesi de şöyle oldu bunların sonucunda:
46.gün
|
47.gün
|
||
07:45
|
1,5 dilim çavdar ekmeği
|
08:00
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
bir dilim beyaz peynir
|
bir dilim beyaz peynir
|
||
4 adet siyah zeytin
|
5 adet yeşil zeytin
|
||
10:00
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
10:30
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
2 adet altınbaşak bisküvi
|
2 adet eti form bisküvi
|
||
12:30
|
marul + kırmızı lahana
|
13:00
|
mevsim salata
|
1 dilim kepek ekmeği
|
1 biftek
|
||
1 servis kaşığı z.yağlı yeşil fasulye
|
16:30
|
yağsız sütle latte
|
|
15:30
|
2 adet altınbaşak bisküvi
|
19:30
|
1 porsiyon tavuk şiş
|
16:30
|
yağsız sütle chai latte
|
çoban salatası
|
|
19:00
|
somon ızgara
|
21:00
|
1 parça eti karam bitter
|
buharda brokoli, kabak, karnabahar,
renkli biberler
|
|||
roka salatası, ceviz ve tulum peynirli,
az balsamik soslu
|
|||
Hafta sonuna da sağ salimen böylece vardık. Dünü kısa yazacağım, sabahın köründen akşamın bir saatine kadar dışarıda harika vakit geçirdim! Arkadaşlarım ve annelerimizle birlikte Haliç yöresini (Fener - Balat) gezdik bir tura katılarak. Herkese mutlaka tavsiye ediyorum bu turu, ŞURAya tıklayarak inceleyebilirsiniz. Saatten bağımsız ve rehbere bağımlı olunca ara öğünleri yanımızda taşıyarak idare etsek de öğle yemeğinde biraz ipin ucunu kaçırdım evet! Aslında Özlemim tavuk getirmişti yanında Banujum da sebzeler taşımıştı ben ara öğünleri getirirken ama madem köfte var o zaman yiyelim diyetin dışına çıkmış sayılmayız dedik ve oturduk yedik onları itiraf ediyorum! Hatta mercimek çorbası da içtik bir de... İçmemek lazımdı evet ama o kadar üşümüştük ki, iyi ki içtik demek zorunda hissediyorum kendimi. Memnun muyum içmiş olmaktan? Hayır! Ama lezzeti pek güzeldi, bu saatten sonra da bu konuda yapacak bir şey yok zaten.
Bir adet (yemeksiz) Fener karesi koyalım şuraya hemen, bayıldım bu arkadaşlara ben! :))
Bugün ise (malumunuz) bir öğünün serbest olduğu gündü. Bir hafta boyunca düşündüm, önce (hazır maç da varken bu akşam) 2 dilim pizza yiyip 1 de bira içeyim dedim, sonra pizzayı haftaya yerim dışarıda diye karar vererek makarnada karar kıldım. İtalya'dan aldığım ama dönüşümün üzerinden kısa süre geçmeden diyete girdiğim için pişirip de yiyemediğim mürekkep balıklı kara makarnalara zaten uzunca süredir uzaktan baktığım için başladım saatleri saymaya. Üzerine de parmesan ekecektim ve mis gibi olacaktı. Ama olaylar benim dışımda gelişti ve kendimi balık yerken son derece diyetengiz bir sofrada buluverdim. İyi de oldu aslında, şikayet etmiyorum. Serbest öğünümü ailemle tatlı yiyerek değerlendirdim bunun üzerine ve de üzerine fındık serptiğim bir kap keşkülü mideye indirdim mutlulukla :) Öncesinde kahvemin yanında hüplettiğim bir parça bitter çikolatam da yanıma kar kaldı.
Hafta sonu menülerim de aynen şöyleydi efem:
48.gün
|
49.gün
|
||
08:00
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
09:00
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
bir dilim beyaz peynir
|
bir dilim beyaz peynir
|
||
11:00
|
2 adet eti form bisküvi
|
2 adet yeşil zeytin
|
|
13:30
|
mercimek çorbası
|
2 adet siyah zeytin
|
|
1/2 porsiyon çoban salata
|
1 domates & 1 yeşil biber
|
||
5 adet köfte
|
11:30
|
sütlü kahve (şekersiz)
|
|
1 dilim esmer ekmek
|
2 adet eti form bisküvi
|
||
16:00
|
1 yeşil elma
|
14:00
|
hindi etli ve az bulgurlu kapuska
|
2 adet ceviz
|
1 dilim çavdar ekmeği
|
||
17:00
|
yağsız sütlü misto kahve
|
17:00
|
karışık salata
|
20:00
|
1 fileto çipura
|
1/2 çipura (ızgara)
|
|
salata
|
12 badem
|
||
22:00
|
1 parça eti karam bitter
|
19:00
|
1 porsiyon keşkül
|
Not olarak düşmem gereken bir şey daha var: Banu'ya gittiğimiz o akşam haricinde bu haftanın hiçbir gününde Jillian'ımı aldatmadım, hatta bazı günler (dün akşam ve bu sabah da dahil olmak üzere) level 1 ve level 2'yi birbiri ardına yaparak çift doza çıkarttım. Bu konuda kendimle son derece gurur duyuyorum, bu performansı kendimden hiç ama hiç beklemezdim! Aferin diyorum kendime ve kendimi bir alkış tufanının koynuna bırakarak önümüzdeki hafta daha zamanında yazarak her şeyi tek bir post'a bırakmamayı hedefliyorum.
Herkese iyi ve irade dolu bir hafta olsun! Sevgiler & öpücükler :)

