9 Mart 2013 Cumartesi

54.Gün - Yeni bir şey yok!

Düne dair yazacak pek bir şey yok aslında, aşağıdakileri yedim ve akşam da Jillian'ın hem level 1 hem de level 2'sini yaptıktan sonra erkenden yattım uyudum :))


54.gün
07:45
2 dilim çavdar ekmeği
 
bir dilim beyaz peynir
 
3 adet yeşil zeytin
 
3 adet siyah zeytin
10:15
2 kivi
 
2 ceviz
12:15
1/2 kase yayla çorbası
 
3 kaşık bulgur pilavı
 
marul + kırmızı lahana + turp
 
roka
17:00
sütlü kahve (şekersiz)
 
6 badem
19:00
salata
 
hindi etli yeşil fasulye

Yemekhanede çıkan yemekten aldım öğlen, evet.
Akşamüstü şirketten çıkmadan kendime ara öğün yaptım, evet.

Bugün de hafta sonu ve az sonra dışarıda kahvaltıya gidiyorum, evet.
Diyorum ki, akşam size hepinizi şaşırtacak "kendini aşmış kalorileri ipe dizmiş" bir liste sunabilirim.

Şaka şaka, asla öyle bir şey yapmam! Herkese iyi bir hafta sonu günü diliyorum!

Not: arkadaşlar yahu tartılasım var, 17'sini beklemek sinirime dokunuyooor!!

8 Mart 2013 Cuma

T.G.I.F.

Sadece diyet yazacağıma dair kimseyle bir sözleşme imzalamadığıma göre, Cuma'yı da gayet kutlayabilirim bence şu anda şurada.

Az önce radyoda çaldığında bir anda kendimi oturduğum yerde sağa sola öne arkaya sallanırken yakaladım. Evet ben işyerimde kalkıp da dans edemiyor olabilirim ama belki imkanı olan birilerinin hoplayıp zıplayası gelir.

So you gotta let me know: should I cool it or should I blow!


53.Gün İnadı

İşe güce dalmadan kısaca dünü yazmak, gelecek yorumları da tahmin ederek günah çıkartmak iyi olacak sabah sabah :)

Dün (diyet açısından) iyi başladı, iyi devam etti, pek de başarılı olmayan bir şekilde bitti.

Kişisel olarak bakınca dün iyi başladı, iğrenç devam etti ve şahane bir şekilde bitti.

Her ikisi de "inat"tan aslında. Şöyle ki:

Sabahtan kahvaltımı yaptım, ara öğünümde meyve soymaya üşendiğim için (kivi yemeye niyetliydim aslında) iki tane kuru kayısıyla öğle öncesi ara öğünümü yedim, yemek listesinde gördüğüm nohut - pilavla listemize son derece uygun bir öğle yemeği yedim, kitap kulübü toplantımıza gittim (ah evet arada bir de şirketten çıkmadan 1 saat kadar önce içtiğim bir sütlü kahve var, olur da yemek yemekte gecikirsem sağa sola saldırmayayım da midemi tutsun diye zira çok çok çok acıkmıştım şirketten çıkarken).

Özlemimle sabah konuşurken toplantıya giderken salata bulup buluşturup götüreceğimi söylediğimde (benden çoooook daha medeni bir bölgede çalıştığı ve birçok cafe / restorana erişimi olduğu için) canımıniçiliğini yaparak tavuklu salata getirmeyi teklif etmişti benim için, ki öyle de yapmış. Kendisine buradan çooooooook teşekkür ederim, dün o tantanada kalabalıkta layığınca yapamamış olabilirim. Mucks sana Can Özlem. :)


53.gün
07:45
2 dilim çavdar ekmeği
 
bir dilim beyaz peynir
 
3 adet yeşil zeytin
 
3 adet siyah zeytin
10:00
2 kuru kayısı
 
2 ceviz
13:45
5 kaşık nohut
 
4 kaşık pilav
 
marul + kırmızı lahana
 
zeytinyağlı fasulye
17:00
sütlü kahve (şekersiz)

Evet, bir terslik var listede. Akşam yemeği yok. Unutulmuş değil, gerçekten ve sadece YOK. Çünkü:

Cafe'deki çalışanlar sağolsunlar, Özlem sade olmasını söylediği halde sosu da peyniri de basmışlar salatanın içine. Hal öyle olunca, salata bana haram oldu. İnat ederek yemedim o salatayı, diğer diyet arkadaşımız Banujuma afiyet oldu ki olsun zaten hangi manyak bu salatada sos var diyerek - hele de başka alternatifi yoksa - yemekten tamamen vazgeçer? Evet biliyorum, disiplinle ilgili çok ciddi sorunum var benim: eğer bir şeyi yapacağımı söylüyorsam ve o meşum disiplinin altına girdiysem gri alan kalmaz benim için. Ya siyah vardır ya beyaz. Ya 1'dir ya 0. Ya yaparım ya da hiç yapmam. İyi mi kötü mü emin değilim, benim için çok da iyi olmadığını defalarca gördüm ama huylu huyundan vazgeçmiyor işte.

Sonuç itibariyle aç kaldım, suyla idare ettim ama işin acayip yanı kitabı tartışmaya başladığımız anda midemi de yemeği de unuttum. Bir gün stoklardan idare ediversin bünye, eve gidince bir şey atıştırırım dedim. Eve gittim, saat 22:30'du. Eh, o saatte de bir şey yenmez artık diye düşünerek oturdum televizyondaki yemek programlarını izledim (hahaha evet! yaptım bunu!) ve sonrasında da yattım uyudum.

Az önce kahvaltımı yaptım, şimdi yeni bir gün, bugün daha akıllı uslu olabilirim diye umuyorum.

7 Mart 2013 Perşembe

Slow Week'in ortasında 52.Gün

Bugün kitap kulübü toplantısı günü. Benim seçtiğim bir kitap okundu Şubat ayında, bu nedenle bugünün toplantısını ben yönetiyorum. Dolayısıyla da kitapla, yazarıyla ve dönemiyle ilgili arkadaşlarıma bolca bilgi verebilmek, kitabı belki biraz daha iyi kavramalarını ya da sindirmelerini sağlamak benim görevim.

Hal böyle olunca, dün akşamımı Kazancakis ve Günaha Son Çağrı üzerine araştırmalarımı derinleştirmek ve merak ettiğim bir iki noktayı açıklığa kavuşturmak için ayırdım. Eh, bu sebeple de yazımı yazamadım.

Yazımı yazmaya fırsat bulamadım ama Jillian'ı atlatmadım, bekletmedim, kuzu kuzu egzersizlerimi yaptım ve ondan sonra oturdum bilgisayarın başına araştırmalarımı yapmaya.

Egzersiz çok acayip bir şey dostlar yav! Bu yaşıma kadar mümkün olsa parmağımı kıpırdatmadan her şeyi halletsem diyen miskin bendeniz şimdi bir akşam egzersiz yapmayayım kendimi kötü hissediyorum. Vicdanen değil ama! Yani evet, vicdanen de birazcık kötü hissediyorum ama vücudum o hareketleri istiyor. Kendimi daha rahatlamış hissediyorum tüm o tepinmeler bitip esnemelere geçtiğimiz saniye. Hele duşumu da alıp kendime bir papatya çayı yaparak oturmuyor muyum her ne yapacaksam onu yapmaya? İşte o zaman dünyalar benim oluyor, kendimi kuş kadar hafif hissediyorum. Bugüne kadar yapmamış olmama yazık, diyetli ya da diyetsiz herkes mutlaka hareketlerini planlamalı ve o plana mutlaka uymalı diyorum.

Dün çok yedim. Listemizi biraz kendime göre uyarlamak zorunda kaldım. Kahvaltıyı ilk listemizin ilk seçeneğini harfiyen uygulayarak yaptım, sonrasında ise bir toplantı nedeniyle sabah ara öğünümü aksattığım için meyvemi yiyemedim. Midem tersine dönünce ve yemeğe de daha 1 saat vakit olunca ağzıma 1-2 parça ceviz atıverdim. Öğle yemeğimizde rosto köfte ve patates püresi vardı, listede olmasına rağmen pürede yağ olduğu gerçeğinden yola çıkarak sadece iki parça köfte aldım (tahminimce 4 köfte eder bu) ve yanına salata doldurdum. Salata büfesindeki zeytinyağlı biber dolmaları arasındaki EN MİNİK olanı seçerek yarısını aldım (cidden tek bir lokma kadar oldu, alma sebebim de listemizde pirinç, ekmek, patates vs ölçülü olmak kaydıyla yenebilir notunu görmemdir gençler, saldırmayın sakın!). Öncesinde ise (püre / ekmek yerine) 1 kepçe mercimek çorbası içtim (bu adamların mercimek çorbası şahane oluyor ayıptır söylemesi çok çok afedersiniz!)

Her şey iyi gidiyordu ki saat 17:00 gibi midem azıttı. Sanırım rosto köfte ağır geldi ya da dolmadan oldu (halbuki yerken çok da yağlı gelmemişti... Bunu da mı yememek lazım acaba bilemedim şimdi). Midemi yatıştırmak için 1 dilim ekmek mi yoksa 10 adet fındık mı yesem diye düşünürken (bu 10 adet daha önceki listelerde geçen rakam olduğu için 10 adet valla, başka bir amacı yok) tercihimi fındıklardan yana kullandım. Sonradan aklıma neden bisküvi yemediğim gibisinden kıymık benzeri bir soru takıldı ama artık çok geçti... Mideyi kurtardım, yanma/kazınma arası o tuhaf his geçti, eve vardım ve yemeğimi yedim rahatladım.


52.gün
07:45
2 dilim tahıllı ekmek
 
bir dilim beyaz peynir
 
3 adet yeşil zeytin
 
3 adet siyah zeytin
 
1 tatlı kaşığı bal
12:00
1,5 ceviz
12:45
1/2 kase mercimek çorbası
 
marul + kırmızı lahana + turp
 
1/2 z.yağlı biber dolma
 
2 parça rosto köfte
17:00
10 adet fındık
19:00
ızgara tavuk göğsü
 
salata
 
brüksel lahanası


Biraz daha erken eve varıyor ve biraz daha erken yemek yiyebiliyor olmayı isterdim ama hafta içi İstanbul hali ve mesai saatleri belli, bu konuda daha iyisini maalesef yapamıyorum.

Bugün yeni bir gün, öğlen nohut pilav var. Hiç sevmediğim nohutu (sırf değişiklik olsun diye) dört gözle bekleyeceğimi hiç sanmazdım! Olmaz olmaz dememeli. ;)

5 Mart 2013 Salı

Dalya için yolu yarıladık: 51.Gün

Bu akşam sanırım ilk kez fark ettim bünyemin 3 hafta öncesine kıyasla ne kadar güçlendiğini ve dayanıklılığımın ne kadar arttığını: bu yazıyı yazdıktan sonra aradan çıkartmam gereken bir adet iRo! yazım var (iRo! = ille de ROMAN olsun! = neredeyse 4 - yazıyla DÖRT - yıldır gururlu üyesi olduğum kitap kulübümüz) ve koskocaman bir Yaşar Kemal destanını yorumlamamız gerektiği için de çooook yoğun bir akşam olacağını şimdiden söyleyebilirim. Devamında gene iRo! için bir kitap araştırması yapmam gerekecek, bu sebeple de bu akşam her şeyi kısa kesmekteyim (cümlelerim hariç yahu şuna bak cümle uzadıkça uzuyor!).

Şimdi, her şeyi karmaşıklaştırmadan öncesine dönerek neden ve nasıl bu akşam bünyemin daha güçlü ve daha dayanıklı olduğunu anladığımı söyleyeyim: vaktim yok diye Jillian'ı sadece 1 doz yaptım. Üstelik de hafiften kaytardım korkarım... Şöyle ki, biliyorsunuz iki doz yaparken önce level 1'i sonra da hemen level 2'yi yapıyorum. Bu akşam da ikisini arka arkaya yaparım diye yola çıkarak level 1'le başladım. Level 2'ye geçtim, bir 5 dakika kadar yapmışken gözüm saate takıldı ve geç kalacağım korkusuyla olduğum noktada esnemeye başladım ve orada bıraktım. Yani, tek doz yapmış oldum. Ve, sıkı duralım, HİÇ yorulmadığım gibi sanki egzersiz yapmışım gibi dahi hissetmedim. Şimdi de sanki çok fena kaytarmışım gibi bir his var içimde.

Ama bu akşamlık edebiyat aşkım fitlik aşkımın önüne geçti ve işte yarı mahcup halimle buradayım.

Listemiz şudur efendim bugün:


51.gün
07:45
1 dilim ev yapımı kek
 
sütlü kahve (şekersiz)
10:45
1 elma
 
2 ceviz
12:45
zeytingyağlı kereviz
 
80 gr light ton balığı
 
1 dilim kepek ekmeği
16:00
sütlü kahve (şekersiz)
17:30
1 parça bitter çikolata
19:00
4 köfte
 
brüksel lahanası
 
salata

Kek dediğimiz şey dün akşam Banujum'dan yürüttüm kek oluyor. :) Tarifi şöyle (direkt kendisinin gönderdiği e-mail'den kopyalıyorum) :

Banu'nun Azaltılmış Şekerli ve Kakaolu Keki

4 yumurta
2 çay bardağı şeker
1 çay bardağı sıvı yağ (ben yarım çay bardağı kullandım )
1 adet vanilya
1 adet kabartma tozu
Yarım çay bardağı su
2 su bardağı un
2 yemek kaşığı kakao

Yumurtayı şekerle beraber çırpın. 1 bardak sıvı yağı ilave edin. Yarım çay bardağı suyu da ilave ettikten sonra iyice karıştırın. Daha sonra un, vanilya ve kabartma tozunu da ilave edin ve biraz daha karıştırın. Hamurun yarısını kek kalıbına dökün. Kalan yarısına kakao ilave edip karıştırdıktan sonra kek kalıbına dökün. 20-25 dakika kadar 150-160 derece fırında pişirin. Kek piştikten sonra 10 dakika soğutun ve kek kalıbını ters çevirin. Afiyet olsun.

Öğle yemeği saatinde şirketin öğle yemeği menüsünde fırın türlü görüp de sevinçle yemekhaneye çıktım ve türlü yerine patates oturtma duvarına tosladım. Bu iki oldu (ama bu benim hatam değil, bu sefer ben doğru bakmışım ama nedense onlar başka yemek getirmiş), yemek şirketine her an savaş açabilirim! Ne kırmızı lahana ne de marul yemek geçti içimden, sanırım çok sıkıldım onlardan artık son 1,5 aydır her gün bu ikisini yemekten. Salata büfesinden 1 servis kaşığı kadar kereviz alıp yedim ve sonrasında kös kös odama döndüm. Derken dank etti ve dolabıma light ton balığını diyetin taaa başında stokladığımı hatırlayınca hazine bulmuş kadar sevinerek konserveden direkt çatalladım, canıma değsin.

O listede görebileceğiniz gibi, bir adet saçmalık var bugün: çikolata! Çok fena tufaya düştüm okur! Bir tedarikçimiz tarafından binbir söz niyaz ve de tehditle o çikolatayı yedirtildim zorla. İnanılmaz gibi geliyor ama cidden öyle. Yedim. Kıramadım. Pişman değilim.

Ve şimdi huzurdan çekilerek kitap kulübü görevlerime dalıyorum. Sizleri teeek tek tek tek öpüyorum.

"50.Gün" Kutlamaları :)

Geçen haftanın akıbetine uğramamak ve tüm yazıları son dakikaya sıkıştırmamak için bugün ilk fırsatta (ki o da sabahın 8'inde işlere dalmadan önce oluyor) yazıyorum kısa da olsa, herkese günaydınnnn!

Dün akşam Banujum'un yeni taşındığı evi için bir "ev ısıtma partisi" yaptık (bir yandan da ben kendi kendime 50.günü geride bırakmamı kutladım bu arada sessizce). Banu (kendi de diyette olmasına rağmen) diğer misafirlerini de düşünerek bizim şahane hazırlıklar yapmış ama beni (ve tabii kendisini) biraz ayrı tutarak ayrıca ikram düşünmüş. Öncelikle kendisini buradan koskocaman öpüyor ve harika evsahipliği için teşekkür ediyorum!

Soframızın bir kısmı bu fotoğrafta var ve evet bendeniz bu sofrada görünenler içerisinden sadece salata yedim (biraz da evde kendi hazırladığı diyete uygun yoğurtlu ve acılı domatesli dip soslardan aldım tabağıma) :


Bu sofraya daha sonra diyettekiler için kabak & patlıcan & brokoli ile fırında pişmiş tavuk göğsü, diyette olmayanlar için pizza eklendi efendim :)

Bu noktada bir de şunu söylemem lazım: öğleden sonra ara öğünlerinin kaldırılması beni pek etkiledi dün, sanırım geçen günler içerisinde alışmışım o iki bisküvi ya da bir meyveye, müthiş bir başağrısı yaşadım yemek yiyene kadar. Su da fazla içememiştim dün (normalime kıyasla) o nedenle korkarım yemeklere saldırdım resmen ve her zaman yiyeceğimden biraz daha fazla yemiş olabilirim. Bu sabah konuştuğum G.cim "azıcık yedin" dese de, ben hala midemi dolu hissediyorum dün akşamdan sonra. Daha dikkatli olmakta fayda var bundan sonra. Sadece yağsız pişmiş tavuk & sebze ile salata da yemiş olsam, demek ki midem artık iyice küçülmüş. Bu iyi haber olsa gerek! ;)

Tek üzüntüm dün akşam eve varış saatim ve yorgunluğum nedeniyle Jillian'ı boşlamış olmam açıkçası. Bugün telafi edeceğim elbet ama bu, başladığım günden bu yana (ki takvimime göre bu 19.gün demek oluyor), ikinci Jillian firem. 17 gün yapmışım, bu akşam 18.yle devam edeceğim strese kapılmadan.

Günü kısaca toparlamak ve "yeni listemiz"in dün bana verdiklerini görmek için aşağıya buyrunuz efendim:


50.gün
07:45
1 dilim çavdar ekmeği
 
bir dilim beyaz peynir
 
2 adet yeşil zeytin
 
2 adet siyah zeytin
10:30
1 elma
 
2 ceviz
12:45
tarhana çorbası
 
4 kaşık tavuk sote
 
marul + kırmızı lahana
 
haşlanmış karnabahar
 
zeytinyağlı pırasa
17:15
sütlü kahve (şekersiz)
20:00
sebzeli tavuk göğüs
 
salata & kırmızı biber
 
"light" yoğurt ve domatesli sos


Son olarak: o sofrada gördüğünüz mis gibi kek (kalıpta olan değil, servis tabağında olan) Banu tarafından elde ve evde yapılmış olup tamamen diyete uygun olduğu için sabah benimle şirkete geldi ve bir dilimi mideye kahvaltı olarak indi. Banu: şahane olmuştu, ellerine sağlık ve çok çok teşekkürler!!

Herkese de ayrıca öpücükler!

4 Mart 2013 Pazartesi

Yeni liste mehter marşı gibi (ama bu iki ileri bir geri değil!)

Yeni listelerimizi yayımlamış Mehtap Hanım. Kendi parmaklarından dökülenleri okumak için tıktıktık.

Ben de bunu kendi anlayabileceğim hale getirerek biraz daha liste formatına attım bazı arkadaşlarıma faydalı olması için. Bunun da "Diyet Listeleri" sayfasının en altındaki "6.Liste" altında görebilirsiniz.

Özlemimin geçen gün dediği gibi, bu listeleri ayrı ayrı takip edilecek hale getirmek lazım aslında, o liste orada uzadıkça uzuyor. İlk fırsatta ayrı birer post olarak girip yanda göstersem iyi olacak, tab olarak yukarıya yan yana dizmek pek mümkün olmayacak sanırım.

Kahvaltımı bir önceki listeye göre zaten yapmıştım, üzerine artık başka bir şeyler yemeyeceğim. Bakalım hafta nasıl ilerleyecek.

Herkese başarılar! :)